
Dünya sinema tarihinde çok önemli bir yeri olan, devrimci Sovyet sineması yönetmeni ve kuramcısı Eisenstein sinema tarihinin en önemli filmlerinden sayılan sessiz sinemanın dev eserleri Grev, Potemkin Zırhlısı ve Ekim adlı filmleriyle gerek kurgusal alanda, gerekse içerik bakımından sinemada devrim yaratmıştır.
Erken Dönem
23 Ocak 1898'de bugünkü Letonya sınırları içinde, Riga kentinde doğdu. Orta sınıf bir aileye sahip olan Eisenstein, Alman Yahudisi babası mimar Mikhail ve zengin bir Rus Ortadoks aileden gelen annesi Julia ile birlikte çok sık seyahat etmek zorunda kaldı. Mimarlık eğitimine başladığı sırada 1917'de gerçekleşen Ekim Devrimi dahinin yaşamını belirleyecektir. Sergei 1918'de Kızıl Ordu'ya katılmış, devrim propagandasındaki başarısı nedeniyle komutanlığa yükselmişti. Aksi fikirleri savunan babası ise ülkeyi terkederek Almanya'ya gitmiştir.
Erken Dönem
23 Ocak 1898'de bugünkü Letonya sınırları içinde, Riga kentinde doğdu. Orta sınıf bir aileye sahip olan Eisenstein, Alman Yahudisi babası mimar Mikhail ve zengin bir Rus Ortadoks aileden gelen annesi Julia ile birlikte çok sık seyahat etmek zorunda kaldı. Mimarlık eğitimine başladığı sırada 1917'de gerçekleşen Ekim Devrimi dahinin yaşamını belirleyecektir. Sergei 1918'de Kızıl Ordu'ya katılmış, devrim propagandasındaki başarısı nedeniyle komutanlığa yükselmişti. Aksi fikirleri savunan babası ise ülkeyi terkederek Almanya'ya gitmiştir.
Japonca öğrenen ve kısa bir süre için Japonya'ya giden Eisenstein, askerliğin kendisine göre olmadığının farkına vardı ve Moskova'daki Proletkult Halk Sahnesi'nde tiyatro çalışmalarına başladı. Burada gösterdiği olağanüstü başarılarla kısa zaman zarfında yönetmen yardımcısı ve yönetmenliğe kadar yükseldi. Sürekli yeniliğin peşindeydi. Bilge, Moskova duyuyor musun?, Gaz maskeleri adlı eserleri bu dönemdedir. Artık Eisenstein'ın devrim niteliğindeki görüşleri ve tekniği kendini göstermeye başlamıştı. Bu özellik de sinemanın kapılarının ona açılmasını sağlamıştı.
Sinema tarihinde Devrim Üçlemesi olarak da anılan üç büyük eserinden ilki, 1924'de tamamladığı Grev oldu. Bu filmde kötü çalışma şartlarını protesto eden fabrika işçileriyle işçilerin taleplerini karşılamak için hiçbir şey yapmayan fabrika yönetimi arasındaki çatışmayı ve işçilerin grevi anlatılıyordu.
Grev'de kullanılan benzetmeler, semboller hayranlık uyandıran bir görsel anlatımı meydana getiriyordu. Eisenstein, 'filmin yaratıcı gücü ve ham çekimlere anlam veren bir yaşam prensibi' olarak tanımladığı 'kurgu' kavramını Grev'de ilk kez izleyicilerle buluşturdu. Kurgu, yeni bir fikri yansıtmak için iki film karesini yanyana koymaktı fakat o yeni bir kurgu anlayışından, 'Çarpıcı kurgu' dan söz ediyordu.

Üçlemenin ikinci filmi olan Potemkin Zırhlısı 1905 Rus Devrimi'nin bir parçası olan Potemkin Zırhlısı Ayaklanması'nın yıldönümünde sunulmuştur. Gerçek bir bildiri niteliğinde olan film oldukça etkili, herkesin anlayabileceği kadar yalın ancak görsel yönden olağanüstü yenilikçi ve kusursuz bir yapıttı.
Eisenstein'ın bir sonraki filmi, Sovyet hükümetinin devrimin 10.yılı anısına yapımına destek verdiği Ekim adlı filmi olmuştur. Ekim devriminde ortaya çıkan güç değişimlerinin konu edildiği film yönetmenin en tartışılan filmlerinden biri olmuştur.
Eisenstein'ın bir sonraki filmi, Sovyet hükümetinin devrimin 10.yılı anısına yapımına destek verdiği Ekim adlı filmi olmuştur. Ekim devriminde ortaya çıkan güç değişimlerinin konu edildiği film yönetmenin en tartışılan filmlerinden biri olmuştur.
Ülkesinden Uzaklarda
Ekim filminin yangınları devam ederken Eisenstein, 1928 yılında sinema alanında işbirliği yaptığı Grigori Aleksandrov ve sinematograf Eduard Tisse ile birlikte Avrupa'ya bir yolculuğa çıktı. Amaç hem sesli film teknikleri konusunda bilgi toplamak hem de Sovyet sinemacılarını batı dünyası ile tanıştırmaktı. 1929'da Tisse'nin yönettiği bir dökümanter filmde danışmanlık yaptı. 1930 yılında ise, Holywood'dan bir film için teklif aldı ve yüzbin dolarlık bir kontrat imzaladı. Yapımcıların ticari yaklaşımı yüzünden, bu kontrat rafa kaldırılmıştır.
Seyahatleri sırasında tanıştığı ve dost olduğu Charlie Chaplin, Eisenstein'ın yazar Upton Sinclair ile tanışmasını sağlar.Bu adam yapımcılığında kendisinin de bulunacağı bir film teklifi getirir. 24 Kasım 1930'da Eisenstein, Meksika'da bu yapımcı grubuyla kontrat imzalar. Tek şartı, filmi tamamen kendi sanatsal anlayışına göre ve bir Meksika filminin nasıl olması gerektiği konusunda özgün görüşlerine uygun olarak yönetmesiydi. Eisenstein Meksika'ya gider ve çalışmalarına başlar. Ünlü sanatçılar Frida Kahlo ve Diego Rivera ile tanışır ve çalışmalarında esin kaynağı olurlar. Derken Stalin'den asker kaçağı olduğunu belirten bir telgraf alırlar. Eisenstein hiç olmazsa filmi bitirebilmek amacıyla her çareyi dener ama sonuç alamaz. Böylece bu projesi de başarısız olur ve ülkesine geri döner.
Bazı sinema okullarında ders vermeye başlar, günümüzde de makaleleri ders notu olarak okutulmaktadır. Bu arada, yazar ve yapımcı Pera Atasheva ile 1934 yılında evlenmiştir.
1938 yılında tamamladığı Aleksandr Nevski adlı filmi ile Stalin Ödülü'nü kazandı. Bu sesli film, Nazi güçlerine karşı çok sert bir uyarı niteliği taşıyordu. Ancak Stalin'in Hitler'le anlaşma imzalaması üzerine film yayından kaldırıldı. Hak ettiği üne kavuşabilmesi için, Nazi güçlerinin Sovyet sınırlarından içeri girmelerini beklemesi gerekecekti..
Yaklaşan savaş nedeniyle birçok sinemacı gibi Eisenstein da Alma Ata'ya gitti. Orada yaptığı Korkunç Ivan 1 filmiyle yine Stalin Ödülü'ne layık görüldü. Korkunç Ivan 2'de ise, aynı başarıyı gösteremedi. Daha sonra başladığı filmi tamamlayamadı ve 1948'de, 50 yaşında kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Bugün Ünlüler Mezarlığı olarak anılan Novodeviçi Mezarlığı'nda yatıyor.Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder